sezaikarakoc

BALKON

Çocuk düşerse ölür çünkü balkon
Ölümün cesur körfezidir evlerde
Yüzünde son gülümseme kaybolurken çocukların
Anneler anneler elleri balkonların demirinde

İçimde ve evlerde balkon
Bir tabut kadar yer tutar
Çamaşırlarınızı asarsınız hazır kefen
Şezlongunuza uzanıp ölü

Gelecek zamanlarda
Ölüleri balkonlara gömecekler
İnsan rahat etmeyecek
Öldükten sonra da

Bana sormayın böyle nereye
Koşa koşa gidiyorum
Alnından öpmeğe gidiyorum
Evleri balkonsuz yapan mimarların

    Sezai KARAKOÇ

İKİNCİ YENİ ve SEZAİ KARAKOÇ:
  Sezai KARAKOÇ, dünya görüşü itibariyle İkinci Yeni şairlerinden farklıdır.bu ayrım 1960’larda belirginleşir. Kendi çizgisinde medeniyet, kültür ve inanç dünyasına uygun şiirler yazar. KARAKOÇ diğer İkinci Yeni şairleri gibi moda düşüncelere (karamsarlık, sıkıntı, bunalım…) fazla itibar etmez. Çünkü bunlar daha çok madde ile yani görülen dünyayla ilgili konulardır. KARAKOÇ’ un çağdaşlarıyla paylaştığı tek duygu yaşanan zamanın ve toplumun parçalanmışlığı, bölünmüşlüğü karşısında duyulan belirginlik, haksızlığa karşı yöneltilen öfkedir.
  Şair, bu şiirini 25 Ağustos 1957 tarihinde Pazar Postası’nda yayımlamıştır ve bu şiiri hakkında önemli düşünceleri de burada yer alır.
  Balkon, ölüm düşüncesinin çocuk düşüncesiyle derinleştiği hayat ve ölümün en derin şekilde hissedildiği bir şiirdir.
  1956 yılında annesi Emine Hanım’ın ölümü, şairin üzerinde derin izler bırakır. Bu dönemde yazdığı şiirlerde, ölüm temini işler, metafiziğe yer verir. “Balkon” şiirinin 1957 yılında, yani bu dönemde yazılmış olmasını, şairin annesinin ölümünden duyduğu üzüntünün, hüznün bir ifadesi olarak düşünebiliriz.
  KARAKOÇ, annesinin ölümünden sonra anne, çocuk ve ölüm temaları üzerinde yoğunlaşır. Onda ana ve sevgili olan kadın, vefa ve şefkatin; çocuk ise saflığın, temizliğin simgesidir. Şairin bu konulara eğilişine “Balkon” şiiri dışında bir çok şiirini örnek gösterebiliriz. Bunlarda biri olan ; “Anne ve Çocuklar” şiiri de şairin bu konuda yazmış olduğu en hissi şiirlerinden biridir.
Anne öldü mü çocuk
Bahçenin en yalnız köşesinde
Elinde siyah bir çubuk
Ağzında siyah bir leke

Çocuk öldü mü güneş
Simsiyah görünür gözüne
Elinde bir ip nereye
Bilmez bağlayacağını anne

Kaçar herkesten
  Durmaz bir yerde
  Anne ölünce çocuk
Çocuk ölünce anne

  Şairlerin belki de en tahammülsüzüdür balkona. Bunu açık açıkta dile getirmiştir “Balkon” adlı şiirinde.

  İÇERİK:
  Birinci dörtlük: Balkon, ölümle yaşam arasındaki en küçük dengeyi ifade eder. Bu dörtlükte hayatın negatif yanı olan ölümden çok insanlığın en masum anıtı olan çocuk, balkonun gerginliğini arttırır. Yani kalp atışını hızlandırır.
  “Çocuk düşerse ölür çünkü balkon
  Ölümün cesur körfezidir evlerde” dizeleriyle şair, balkonu en masum, en temiz yanımız olan çocuğa kurulmuş bir tuzak olarak algılamamaktadır. Evlerde ölümün cesur körfezi olan balkon, nasıl ki evlerin bir parçası konumundaysa, ölüm de düşüncelerimizde önemli bir derece var olan, yer eden bir kavramdır.
  Körfezi temel anlamıyla ele aldığımızda, nasıl körfez denizin karanın içine doğru sokulmuş kısımsa, balkonda böyle bir kesişimin olduğu alandır. Yani balkon, aynı bir körfez gibi evle dışarıdaki yaşamın birleşme noktası olarak düşünülebilir. Balkon, ölüm olarak düşünülen denizle hayatımızın, günlük yaşantımızın içine doğru sokulmuş ölümü hatırlatan bir imge olarak ele alınabilir. Şekil bakımından da körfezle balkonu bir tutabiliriz.
  Ölüm, hayatımızda yer eden ve insanların akıllarından hiçbir zaman çıkaramayacakları bir durumdur. Dünyanın geçiciliğini bilen ve kendi nefsi için değil de tüm insanlığın yararına çalışacaktır. Öbür dünyanın varlığına inanan kişi, ölümü bir geçiş sayacak yada ebedi hayatın kapısı olarak düşünecektir. Balkonu da bu açıdan hayat ile ölüm arasındaki geçiş kapısı olarak düşünebiliriz.
  “Çocuk düşerse ölür çünkü balkon ölümün cesur körfezidir evlerde” söyleyişiyle şairin sıradan bir nesne olan balkonu soyutlayıp nasıl şiire döktüğünü görüyoruz.
  “Yüzünde son gülümseme kaybolurken çocukların
  Anneler anneler ellerli balkonların demirinde”
  Şair bu iki dizede bir annenin çocuğunu kaybettiği andaki ruhsal durumunu vermek istemiştir. Bir anne, çocuğu öldüğünde, onunla beraber ölmek ister. Ancak gidebileceği en son nokta, ölüme giden en son çizgidir. Bunu şiirimize uyarlamak gerekirse, annenin çocuğunun ardından elinin uzanabileceği en uç yer balkon demirleridir. Şiirimizde bütünü göze alırsak, bu balkon demirlerinin çocuğun tabutuna eş tutabiliriz. Bu annenin çocuğuna son olarak dokunabildiği yer tabutun üstüdür.
 
  “İçimde ve ellerde balkon
  Bir tabut kadar yer tutar
  Çamaşırlarınızı asarsınız hazır kefen
  Şezlongunuza uzanıp ölü”
  Bu dörtlüğün açıklamasına geçmeden önce, sizlere bir bilgi vermek istiyoruz.:
  Balkon şiirini Pazar Postası’na veren Cemal SÜREYA şiirde iki değişiklik yapmıştır. İkinci dörtlüğün ilk dizesindeki “evlerde” sözcüğünü “ellerde”, aynı dörtlüğün son dizesindeki “uzanın” sözcüğünü de “uzanıp” şeklinde değiştirmiştir. Şairin doğru saydığı bu dörtlüğün esas şekli şöyledir:
  “İçimde ve evlerde balkon
  Bir tabut kadar yer tutar
  Çamaşırlarınızı asarsınız hazır kefen
  Şezlongunuza uzanın ölü”
  Bizde bu dörtlüğü asıl haliyle ele alıyoruz. Bu dörtlükte şair, balkonun tabutla benzerliğine değiniyor. Şair balkonun kendinde bıraktığı izlenimin bir tabutun değeri kadar olduğunu ifade ediyor olabilir. Evlerde yer alan balkon ve şairin içinde yaşadığı düşünce olan ölüm KARAKOÇ’ta bir tabut kadar yer tutuyor diyebiliriz. Şiirde KARAKOÇ’un balkonda şezlonga uzanıp yatmayı da tabutta yatmış bir ölüye benzettiğinin kanaatindeyiz.
  Ölüm, hayatta olduğumuz süre içinde karşımıza çıkan ya da içimizde yaşayan bit gerçektir. Evlerde balkonun olması, yaşamla ölümün iç içe olduğunu gösterir. Çünkü balkon ölüme açılan bir kapıdır.
  Balkona asılan çamaşırlar, kefen olarak tasavvur edilebilir. Tabutun içine, ölenlerin kefenlenip konmasıyla balkona asılan çamaşırlar da benzerlik taşıyor. Bu nedenle, çocukların ve ailenin mutluluğu açısından balkonun olumsuz bir tutum olduğunu düşünebiliriz.
 
  “Çamaşırlarınızı asarsınız hazır kefen
  Şezlongunuza uzanıp ölü”
  diyen şair, ölümün kendisine uzak olmadığının farkındadır. Ölümün başımıza ne zaman geleceği belli olmadığı için, üzerimizdeki herhangi bir giysimiz (gecelik,eşofman...) kefenimiz olabilir. Balkonlarda bulunan şezlongumuza uzandığımız anda ölümün gelmesiyle, o şezlong bize tabut, üzerimizdeki kıyafetlerimiz de kefen olabilir.
  Daha önce balkonda asılı çamaşırlar olarak algıladığımız kefeni, günlük yaşamımızdaki kıyafetlerimiz olarak da algılayabiliriz.
  “Gelecek zamanlarda
  Ölüleri balkonlara gömecekler
  İnsan rahat etmeyecek
  Öldükten sonra da”
  Bu dörtlükte; ölümle birlikte gelecek düşüncesinin yani fütürizmin etkisini görüyoruz.
  Yaşamla ölüm arasındaki geçit olan balkona bile gelecek zamanlarda insanların gömüleceğini, yani böyle bir geçitin ortadan kalkacağını, ölümün yaşamın içine gireceğini söylüyor şairimiz . Üst üste yapılmış evlerde ikinci kıtada belirttiğimiz gibi insanlar ölüme ansızın yakalanırlar. Evlerin yani balkonların üst üste olması sebebiyle balkonlarda ölen insanlar da üst üste gömülmüş olacaklar. Şairimiz, balkonları gelecekte insanların gömüleceği mezarlara benzetiyor. Balkona gömülen ölülerin rahatlarının kaçacağını vurguluyor. Burada ölülerin balkonlara gömülmesi ise iyice tehlikeli olan balkonların mezarlıktan farkının olmayacağı anlamına geliyor olabilir.
  “ Bana sormayın böyle nereye
  Koşa koşa gidiyorum
  Alnından öpmeğe gidiyorum
  Evleri balkonsuz yapan mimarların” diyen şair, bu son dörtlükle ona ölümü anımsatan balkonlu evleri yapmayan mimarlara teşekkür etmeye gidiyor. Balkon, insana ölümü hatırlatmakla kalmayıp, ölüme hazırlıyor.
  KARAKOÇ, ölümü hatırlamak istemediği için, ona ölümü hatırlatan bir imge olan balkonun evlerde yer etmemesini istiyor.
  Cemal SAYAN “Evler” adlı şiirinde Sezai KARAKOÇ ile aynı fikri paylaşır:
“Balkonlar olmasın ustam
ki her sabah güneşli uyanan çocuklar
Sarkmasın korkuluklardan” dizelerinde, endişelerini dile getirir.
Şair, edindiğimiz bilgilere göre, yeğeninin balkondan düşmesi ile büyük bir acı yaşamıştır. KARAKOÇ, kendi hayatında yaşadığı acı nedeniyle balkonları suçlamaktadır. Bu, binaların yapımıyla ilgili olduğundan, mimarlarla bir bağlantı kurmaktadır. Evleri balkonsuz yapan mimarları diğerlerinden ayırarak, bir kahraman gibi görüyor. Bu nedenle onları anlnından öperek tebrik etmeye gidiyor.

ANLATIM VE SUNUŞ
İmgeler: Şiirin adı olan “Balkon” dört yerde imge olarak kullanılmaktadır. Birinci dörtlükte balkon ölümü anımsatan bir imge olarak karşımıza çıkarken, yine aynı kıtada annelerin ellerinin balkonların demirlerinde olması söylemiyle gidilebilecek en son nokta olan yer (tabut) anımsatılmak istenmiş olabilir.
İkinci kıtada ise balkon içimizde yer eden ölüm düşüncesi olarak, üçüncü kıtada da balkon imgesi bu kez de mezar olarak karşımıza çıkar.
Şiirimizin bütününe hâkim olan diğer imge de anne ve çocuk imgeleridir. Anne imgesi merhametin, çocuk imgesi masumiyetin timsalidir. KARAKOÇ’un en çok ilgisini çeken kadınlar ve çocuklardır. Çağdaşı olan şairler “Bir dünya nimeti (yasak yemiş)” olarak kadının çevresinde adeta bir pervane gibi dönüp dururken; toplumda sıkıştıkça kadına sığınırken, Sezai KARAKOÇ’un kadını algılayışı ve yorumlayışı farklıdır. Kadın onun şiirinde ideal ve muhayyel bir varlıktır ya da öyle olmalıdır.
İkinci dörtlüğün son dizesinde bulunan “şezlong” sözcüğü de imge olarak karşımıza çıkar. Burada şezlongu tabut olarak algılayabiliriz.
Göstergeler: Şiirde geçen ölüm sözcüğünü bir gösterge olarak ele alabiliriz. KARAKOÇ’un ölümü algılayışı başkadır. Cahit SITKI’nın “Öldük ölümden bir şey umarak” mısrası KARAKOÇ’ta metafizik yönden “Biz koşu bittikten sonra da koşan atlarız.” şeklinde sunuluyor. Yani artık ölümden bir şeyler ummak yerine ölümden sonra da yaşamaya kesin bir inanç var.
İkinci dörtlükte geçen “tabut” ölümü, cesedi anlatması yönünden ele alınabildiği gibi uzak çağrışım olarak da algılanabilir.
Aktarmalar: Birinci dörtlükte “cesur körfez” sözcük öbeğinde körfeze insana özgü bir özellik yüklendiği için deyim aktarması vardır. Ayrıca burada alışılmamış bağdaştırma da vardır.
İkinci kıtada yer alan “içimde balkon” söylemiyle soyut bir kavram olan ölüm fikri evlerde bulunan balkonlar gibi somut bir hale getirilerek somutlaştırma yapılmıştır. Ayrıca burada alışılmamış bağdaştırma da vardır. Üçüncü dörtlükte insan(ruh) sözcüğüyle ad aktarması yapılmış.
Sapmalar: Şiirimizde dikkatimizi çeken tek sapma birinci dörtlükte yer alan “anneler elleri” ifadesindedir. Aslında kast edilen annelerin elleridir.
 Yinelemeler: Son dörtlükte yer alan “gidiyorum” eylemleriyle art yineleme yapılmıştır.
Birici dörtlükte “-de” ekleri, üçüncü dörtlükte “-ecek” ekleri ikişer kez tekrar edilerek ek yinelemesi yapılmıştır.
Dördüncü dörtlükte “koşa koşa” ikilemesi yer almıştır.
Şiirimizin son sözcüğü olan “mimar” gerçek anlamında kullanıldığı için, bunun da göndergesel anlam olduğunu düşünüyoruz.
DİL VE ÜSLÛP
KARAKOÇ’ un şiirlerinde yeterli bir dil bilinci mevcuttur. Şiirde yabancı kelimelere başvurmamıştır. O şiirin kelimelerle yazıldığına inandığı için bu konuda gerekli titizliği göstermiştir.
Sezai KARAKOÇ’un hemen hemen bütün şiirlerinde noktalama işaretlerini nadiren kullanması; birçok şiirini, özellikle uzun olanların, bölümlere ayırıp, kimine başlık koyması, kimini numaralaması gibi teferruatı da teknik bir bilinç ya da kaygı olarak düşünülebilir.
Balkon şiiri, yoğun imgelerin kullanılmasıyla öz anlatıma ulaşmış bir şiirdir. Şiir duygu değeri açısından baktığımızda da imgelerle duygu yoğunluğunu bizlere kısa ve eksiltili anlatım biçiminde sunulmuştur. Kısa ve eksiltili anlatıma şu iki dizeyi örnek gösterebiliriz:
“Çamaşırlarınızı asarsınız hazır kefen
  Şezlongunuza uzanın ölü”
Şiirimizin son dörtlüğünde, şairin günlük konuşma dilinden yararlanarak daha etkileyici bir anlatıma ulaştığını görüyoruz. Yine son dörtlükte geçen “alnından öpmek” yerel söyleyişi de şiire içten bir vurgu kazandırmıştır.
KARAKOÇ’ un incelemiş olduğumuz “Balkon” adlı şiirinde bütün dizelerin büyük harfle başladığını, noktalama işaretlerini ise hiç kullanmadığını görüyoruz.

BİÇİM
Şiir, dört dörtlükten oluşmaktadır. Serbest nazımda ölçüsüz uyaksız biçimde yazılmıştır.
Şiirde devrik cümlelerin çokça kullanılmasıyla ahenk sağlandığını görüyoruz:
“Ölümün cesur körfezidir evlerde”
“Çocuk düşerse ölür çünkü balkon
Ölümün cesur körfezidir evlerde” dizelerinde cümle birinci mısranın ortasında tamamlanırken aynı mısra içerisinde devam eder ve bir sonraki mısrada anlam tamamlanır.
Şiirimizde, sekiz tane fiil ve otuz üç tane isme yer verilmiştir. Şair derin anlama önem verdiği için yoğun imgeler kullanmış ve bu nedenle isme fazla yer vermiştir.
Balkon şiiri, her ne kadar ölçüsüz-uyaksız bir şiir olsa da iç uyağa yoğun olarak yer verilmiş bir şiirdir. Şiirde ahenk unsuru olarak iç kafiyeyi görmekteyiz. (ölür, cesur, körfezidir, çocuklar, anneler, eller, demir; içimde, ellerde, evlerde, yüzünde, zamanlarda.)
Şiirdeki ses unsurunu güçlendiren ve aynı sesin tekrarlanmasıyla sağlanan aliterasyonlar ve asonanslar da dikkati çeker. Şiirde “r,” “n” ve “l” sessizlerinin hâkimiyetinin yanında “a” ve “e” seslilerinin yaygınlığı dikkatleri çekiyor. r: 35, n: 35, l: 31, k: 16, m:12 ; a: 44, e: 48 kez tekrar edilmiştir. “e” sesinin hâkimiyeti bir sızıyı, “r” sesi bu sızının sürekliliğini gösterir.
Şiirde, şiirin başlığı olan “Balkon” kelimesi 5, ölmek sözcüğü 4, çocuk, anne ve gidiyorum sözcükleri de 2’ şer kez tekrarlanmıştır.
İncelemiş olduğumuz şiir, gerek içerik gerekse biçim açısından bir bütün olarak imgesel yoğunlukla beraber şairin içinde bulunduğu durumu bize yansıtmıştır.

KAYNAKLAR:
 Hüseyin TUNCER, İkinci Yeniciler, Orkun Kitabevi, 2005, İzmir
 Hüseyin TUNCER, Edebiyat Araştırma ve İncelemeleri, Akademi Kitabevi, 1999
 Turan KARATAŞ, Doğu’nun Yedinci Oğlu Kaknüs Yay. İnc.-Arş., 1998, İst.
 Prof. Dr. Doğan AKSAN, Şiir Dili ve Türk Şiir Dili, Engin Yay., 2005
 Prof. Dr. Cem DİLÇİN, Örneklerle Türk Şiir Bilgisi, Türk Dil Kurumu Yay. Nisan 2006, Ankara
 Prof. Dr. Doğan AKSAN, Cumhuriyetten Bugüne Türk Şiir Çözümlemesi

You are viewing the text version of this site.

To view the full version please install the Adobe Flash Player and ensure your web browser has JavaScript enabled.

Need help? check the requirements page.


Get Flash Player